Dağın eteklerinden damla damla akan su bir yolculuğa hazırlanır. Çıktığı an itibariyle ilk damla iken, ardından gözeler oluşturur. O gözeler bir dereye, o dere zamanla bir akarsuya dönüşür.
Su insanın yaşam kaynağıdır. İnsanın
yaşamını sürdürebilmesi için suya ihtiyaç vardır. Somutta ihtiyacını gördüğü
gibi soyutta da aslında bir strateji aktarır.
Akarsu olmayı hedeflemiş bir su
yuvasından çıktığı an itibariyle durmaz. Bazen yavaş bazen gürül gürül… Yavaş
da olsa akmaya devam eder. Bazen önüne bir set takılır. O seti geçene kadar
birikir, ardından seti geçince akmaya devam eder. İlk başta su durur gibi
görünür, kazanan setmiş gibi görünse de hiç de öyle değildir. Zamanla
biriktikçe seti aşan yine su olur.
Çünkü; Bir karar verdikten sonra
doğada hiçbir şey yerinde saymaz.
Bir kuş uçmaya karar verdiği an
itibariyle uçarken arkasına bakmaz. Havada bir hedefe yönelerek uçtuğunu
görürüz. Hedefi tamamlanınca da yeni bir rotaya doğru yol alır.
İnsan ise ya rotasını çizmekte ya da
çizdiği rotaya doğru yol almakta zorlanır.
İnsanın ömründe ya kararı alınmış
eyleme geçilmemiş hedefler ya da kararın alınmasını bekleyen hedefleri
olabilir.
- Peki, İnsan nerede zorlanır?
- Hedef koymakta mı?
- Yoksa koyduğu hedefte yol almakta mı?
- Karar vermekte mi?
- Yoksa kararı eyleme dönüştürmekte mi?
- Yola çıkmakta mı zorlanır?
- Yoksa çıkılan yolu bitirmekte mi?
- Harekete başlamakta mı?
- Hareketin sürekliliğinde mi?
Kimi insan hayatında bir karar alıp harekette zorlanırken, kimi insan karar verdiğinde sonunu getirmekte zorlanır.
Oysa ki insan kararı büyütür gözünde…
Kararın büyük kararlar olması
gerektiğini düşünebilir. Hayatın içerisinde küçük ve ya büyük demeden her hedef
koyduğunda insan karar için yola çıkar.
Bazen sabah 5 dk erken kalkmak
Bazen günde 15 dk yürümek
Belki 2 sayfa kitap okumak…
İnsan hedef koyarken büyük hedefler
koymayı ister. Mükemmel olsun isterken hayatta kararsız kaldığı birçok gün
olur. Bu bazen günler, aylar, yıllar derken hayat geçer. Mükemmel olmak
isterken insan hayatı kaçırır.
Oysa ki insanın küçükle başlaması
daha kolay değil midir?
Suyun birden akarsuya dönüşmediği
gibi insanın da birden olgunlaşması, gelişmesi mümkün değildir. Küçük hedefler
daha kolay alınan kararlar demektir. İnsanı zorlamayacak kararların sürekliliği
daha kolaydır.
İnsan kararsız kaldıkça gelişim
sağlayamaz. Hayatta hiçbir şey kararsız değilken, insan kararsız kaldığında
nasıl hayata uyumlu olabilir ki…
Hayata uyum karar verip yol almakla
başlar. Dünyanın döndüğü gibi insanın da
yaşam kalitesini arttırmak için durmadan yola devam etmesi gerekir. Bazen o yol
uzun olur, bazen kısa olur. Bazen çok rahat yol alınır, bazen de ayağımız bir
taşa takılır. Bütün mesele ayağım taşa takıldığında da yola devam edebilmektir.
İnsanı aldığı karar değil, kararını uygularken çıkan engeller yorar.
Oysa ki insanın yorulmadan elde ettiği
başarı veya mutluluk var mıdır?
Bazen ağlar, bazen güler… “Olmuyor
işte olmuyor!” dediği ve olmamasına rağmen yola devam ettiğinde başarıya bir
adım daha yakındır. O taşa rağmen, o suyun önüne takılan sete rağmen durmuyor
olmak insanı geliştirir. Bütün mesele insanın kararı aldıktan sonra engellere
rağmen yola devam etmesidir. İnsanın engellere karşı dirayetinin artmasıdır.
Sorun engellerde değil, engellere karşı insanın dayanıklılığının zayıf
olmasıdır.
Suya yol aldıran, o seti atlatan
kararından vazgeçmeyişidir. İnsanında
hayata uyumlu olması için aldığı karardan vazgeçmemesi ve hemen eyleme geçmesi
onu olgunlaştırır.
Deneyimsel tasarım der ki; her karar
bir eylem ister.

Hayatımıza faydalı ve güzel kararları doğru bir şekilde uygulamak üzere….
YanıtlaSilKaleminize sağlık 🤍🌱
YanıtlaSil