“Bazı
insanlar çok şanslı abi ya…”
“Ne demek
o?”
“Yani ne
bileyim… Şanslılar işte! Baksana, işleri yolunda gidiyor… İstediklerini
alabiliyor… Evleri var… Arabaları var… Sonra… Mutlu bir aileleri var…”
“Tamam da…
Arka planda ne yaşadılar bilmiyoruz ki! Bu sonuç için neleri feda ettiler bilmiyoruz
ki!”
“Ya bırak,
ne yaşayacak… Hayat kimine bir dal, kimine paket işte! Biz de sürünelim böyle!”
“Tamam,
hayat bizi zaman zaman köşeye
sıkıştırıyor, ona bir şey demiyorum!
Ama o insanları
şanslı yapan, bizi şanssız yapan şey ne?
Baksana şu
öndeki kamyona, adam yazmış arkasına: ‘Kıskanma nolur, Çalış senin de olur!’ Belli ki vermek istediği bir mesaj var! Yani
mesele sadece şans olmayabilir mi diyorum…”
“…”
Her insan
hayatın akışında kendine göre bir yol çizer. Bu yolda ulaşmak istediği bir amaç vardır,
amacı yönünde de uğraşları… Bir yandan da çabalar ve mücadele eder.
Aynı zamanda, bazen yanlış seçimler
yapar. Zorlandığı, tıkandığı yerler olur… O akışta savrulurken zaman zaman durur ve ‘diğer’ savrulanları merak eder…
Şaşırır,
çünkü ‘diğer’leri kendisi gibi savrulmuyordur! Onların kurulu düzenleri, sahip
oldukları iyi imkanları vardır!
Böylelikle…
Kendinden
daha iyi durumda olanları fark edince, yetersizlik hisseder.
“Onlar şanslı!
Ben şanssızım!” der…
O insanların
o imkanlara sahip olana kadar yaptıkları tercihleri görmez. Verdikleri güç kararları, zorlandıkları yerleri, tahammül seviyelerini farkında olmaz. Hatta o
avantajların, beraberinde
hangi dezavantajları getirdiğini düşünmek bile aklına gelmez…
Kendinden
daha kötü durumda olanları, çoğu zaman görmez… Birileri ona göre hep ‘daha
şanslı’dır!
Oysa…
Yere attığımız kalem, bir gün
düşer diğer gün düşmeyebilirdi.
Su bir gün 100 derecede
kaynarken, diğer gün “ şans eseri “ 97 derecede kaynardı! Şans var çünkü,
tutarlılık yok ki!
Güneş bir gün doğar, öbür gün
doğmayabilirdi…
Hayır hayır,
tam aksine!
Şansın
ötesinde, yeryüzünde kurulu bir düzen vardır.
İnsan da, o düzene uyduğu müddetçe hayat yüzüne güler.
Uymadığı takdirde
de… Sadece oturduğu yerden… “İnsanlar ne de şanslı!” diye iç geçirip durur…
Kısacası… En
iyi yaptığı şeyi yapar…
‘bu hayatta şans ya da tesadüf yoktur’ yok mudur gerçekten:)
YanıtlaSilBir şeyde tutarlılık yoksa cümleler “ama” diye başlar… Bahaneler olur…
YanıtlaSilŞanş ve tesadüf yoktur hayatta ne güzel anlatilmiş🎈
YanıtlaSilŞans ve tesadüfünün hayattaki yerini güzel anlatmış. Bu dünyadaki hayat emek ve o emeğin karşılığı üzerine kurulmuş... tüm zamanlarda geçerli olan bu yasaları göremeyince, olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkisini kavrayamayınca insan; şans diyor tesadüf diyor. Teşekkürler yazı için.
YanıtlaSilGerçekten de ne çok şeyi şansa bağlıyoruz... Yaşadıklarımızdan başkalarını sorumlu tutmak kolay... Oysa değişim ve gelişim için insanın kendi hatalarını görmesi daha çok işe yaramaz mı?
YanıtlaSil